GARNİER AMBRE SOLAİRE BRONZLAŞTIRICI YAĞ İNCELEMESİ/SAĞLIKLI BROZLUK İÇİN ÖNERİLER

Merhaba canlar,bu yazıyı yazarken burnum durmuyor,yanımda 1 kutu peçete bana eşlik ediyor,bahar alerjim azdı ve ateşim var..Bu yüzden birkaç gündür pek aktif olamadım. Bu ufak dipnottan sonra gelelim ürünümüzü incelemeye; Yaz geldi ve tatil sezonu da yaklaşıyor,hazır güneş kremleri,bronzlaştırıcı yağlar için alışverişe çıkacaklar için kullanıp memnun kaldığım Garnier’in bronzlaştırıcı yağını incelemek istedim. Öncelikle bu yağ […]

Yazıyı Görüntüle

FARMASİ ‘ROCK BORDEAUX’ NO:13 RUJ İNCELEMESİ

Merhabaa kuzucuklarım,bugün her tene yakışacağını düşündüğüm kopkoyu bir kırmızı hatta bordoya yakın bir ruj inceleyeceğiz; Farmasi kozmetiğe ait bu güzel rujun numarası ise 13; Elimde swatchladığım görsel; Gün ışığında dudağımda duruşu; Görüldüğü gibi tok bir kırmızı,soğuk alt tonlu olduğundan dişleri de beyaz gösteriyor. Bilmeyenler için kahverengi,turuncu gibi sıcak tonlar dişleri olduğundan bir tık daha sarı […]

Yazıyı Görüntüle

SAÇLARIMI KESTİRDİM!

Şimdi başlığa aldanıp gaza gelmeyin,makul ölçülerde kestirdim 😀 Uçlarından aldırdım da denebilir, aslında canım nasııııl küt kestirmek istiyor,ama düğünden önce ne benim içim el veriyor rapunzel saçlarımı kestirmeye ne de sevdiceğin gönlü razı..Daha geçen yaz omuzumdaydı saçlarım nasıl böyle uzadılar hemencik bende anlamadım, yaptığım özel birşey yok,ama saçlarım ve tırnaklarım inanılmaz hızlı uzuyor.Bence kesinlikle ayda […]

Yazıyı Görüntüle

GÜNÜN OJESİ

Uzun zamandır bir nail art paylaşmadığımı farkettim,aslında her gün oje sürmüyorum ve makyaj yapmıyorum şu sıralar,yani tırnaklarımı ve cildimi dinlenmeye aldım diyebilirim 🙂 Bu oje ise geçen aya ait aslında,paylaşmayı unutmuşum; Papatyaları ne çok sevdiğimi bilmeyeniniz yoktur herhalde,zaten blogumun adından da anlaşılıyor 😀 Tırnaklarımda altın-siyah şık papatyaları taşımak çok ama çok hoşuma gitti 🙂 Burada […]

Yazıyı Görüntüle

SEVDİCEKLE TANIŞMA HİKAYEMİZ

Sene 2010..Bir insanın değil içine yerleşmek,kalbinin köşe bucağına bile dokunmak imkansız geliyordu bana..Bir insanın kalbime tüm benliğiyle yerleşmesi,oraya tüm eşyalarını taşıması,iç organlarımı titretmesi ve midemdeki kelebeklerin uçuşması..Sene 2010.. Kendimi kime anlatmaya çalışsam kendimden daha çok uzaklaşmam,yalnızlaşmam,kimsesizleşmem ve düşsel yıkıntılarımın olduğu vakit..Sene 2010..Yanlışlıkla ölmüşüm gibi öyle ruhsuz,öyle umutsuz beklentisiz ve ‘sevgisiz’ bir yıldı..Bir insanı olduğu gibi kabul […]

Yazıyı Görüntüle